İFLAS ERTELEME

İFLAS ERTELEME

Zorlu ekonomik dönemlerde, aktif ticaret yapan şirketlerin finansal sıkıntılar yaşama olasılığı artar. Bu tür sorunların derinleşmesi durumunda, şirketler iflas veya iflas erteleme gibi farklı seçenekleri düşünmek zorunda kalabilirler. Ancak doğru kararı vermek son derece önemlidir, aksi takdirde ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabilirler. İşletmelerin iflası, yasal düzenlemelerle düzenlenmiştir ve şirketler, borçlarını tamamen ödeyemeyecek durumdaysa iflas başvurusunda bulunmalıdır. İflas, şirketin varlıklarının hızlı bir şekilde nakde çevrildiği bir tasfiye sürecini ifade eder ve sonunda şirket yasal olarak sona erer.

İflas başvurusu, icra takibi veya doğrudan mahkemeye başvuru yoluyla yerel Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından gerçekleştirilir. İflas kararı verildiğinde, şirket hakkındaki davalardan ve icra takiplerinden vazgeçilir ve üzerindeki hacizler kaldırılır. İflasın tasfiyesi yine aynı mahkeme ve seçilen iflas idaresi tarafından yapılır. Şirketin varlıkları nakde çevrilmeli ve alacaklılara belirli bir sıra dahilinde ödemeler yapılmalıdır.

Ancak bir şirket iflas ettiğini mahkemeye bildirdiğinde, aynı zamanda iflasın ertelenmesi talebinde de bulunabilir. Bu talep, şirketin finansal durumunu düzeltebilecek bir fırsata sahip olduğunu ve iflas yerine bir süre verilmesini istediğini belirtir. Mahkemeye sunulan bu iyileştirme projesi, mahkeme tarafından kabul edilebilir bulunursa, ihtiyati tedbir kararı tesis edilir ve başvuru incelenir. İyileştirme projesinin, nakit sermaye dahil olmak üzere nesnel ve gerçek kaynakları gösteren önlemler içermesi gerektiği vurgulanır.

İyileştirme projeleri hazırlanırken, gerçekçi olmayan unsurlara yer vermek yerine, mahkemenin kabul etmesi için mantıklı ve gerçekçi bir yol izlenmelidir. Aksi takdirde iflas erteleme talebi reddedilebilir ve şirketin yöneticileri hukuki ve cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabilirler.

Mahkeme projeyi kabul ettiğinde, şirketin mali durumunu düzeltmek için bir yıl ve gerektiğinde dört yıl uzatılabilen bir süre verilir. Şirkete üç kayyum atanır, görev ve yetkileri açıkça belirtilir ve mevcut yönetim kurulu kararlarını onaylarlar. Bu süre zarfında rehinli alacaklar takip edilir, ancak paraya çevrilemezler. Mevcut icra takipleri ise durur, ancak ücret, kıdem ve ihbar gibi işçi alacakları hakkında takip devam edebilir.

Özetle, bir şirketin ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğu durumda, iflas veya iflas erteleme seçenekleri dikkatlice değerlendirilmeli ve gerçekçi bir yol izlenmelidir. Yanlış bir seçim, şirketin yöneticileri için ciddi hukuki ve cezai sorumlulukları beraberinde getirebilir.

11.10.2023
208
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Facebook